İlk kez su kaydırağından kayarken o anı daha önce yaşamış olduğumu hissettim. Bilmediğin bir işe giriyorsun, geri dönemiyorsun, elinde olmadan hızlanıyor, durduramıyorsun, dibe çakılacağını sanıyorsun ama bir şekilde suyun üstünde kalmayı başarıyorsun. Geriye sadece yolda aldığın ufak yaralanmalar kalıyor. Bir sonraki denemede artık içeride ne olduğunu bildiğinden her şey daha sıkıntısız gelişiyor.
ne olacağını bildiğin için: "hadi şimdi iki kişi kayalım bakalım nası oluyormuş" diyorsun. bi süre sonra bünye ona da alışınca sayı git gide artıyor, en son sayı limite ulaşınca da pozisyonlar değişmeye başlıyor.
gel gör ki cansunun blog'una niye böyle tehlikeli yorumlar yapmaktayım bilmiyorum
oh hai der!
-
Merhaba sevgili blog severler,
Seneler sonra bu bloga dönüp bakmak çok güzel. Akıl sağlığı konusunda çok
ilerlememiş olsam bile yazdıklarıma birkaç sene...
Gerçeğin Elli Tonu
-
Yeni kitap falan derken ‘Grinin Elli Tonu’ ile ilgili yazmaya biraz geç
kaldım. Grey’in Mehmet Aslan’a olan benzerliği, Anna’nın sarı baldır
tüylerinin gö...
Bir Hikayeyi Yaşamak
-
Erdem Şenocak hayattaki en eski dostlarımdan. Yirmiküsür sene önce aynı
sırayı paylaştığım, birlikte çok güldüğüm, dönem dönem göremesem de hep
haber al...
Visual Studio 2012 RC İlk Bakış
-
Her yeni çıkan Visual Studio sürümünü Beta aşamasından itibaren kullanan
birisi olarak yeni Visual Studio sürümünü de hemen makineme kurup lokal
geliştirme...
Zamanın zamansızlığı ve yarattığı belkiler
-
Soğuk bir bahar akşamında serinliğin verdiği ürpertiyle kendime geldim bir
an. Kafamda hayatı sorgularken buldum kendimi. Neydim, ne oldum ve ne
olacaktı...
1 yorum:
ne olacağını bildiğin için: "hadi şimdi iki kişi kayalım bakalım nası oluyormuş" diyorsun. bi süre sonra bünye ona da alışınca sayı git gide artıyor, en son sayı limite ulaşınca da pozisyonlar değişmeye başlıyor.
gel gör ki cansunun blog'una niye böyle tehlikeli yorumlar yapmaktayım bilmiyorum
Yorum Gönder