cuma akşamı çalışmayan kod yarıda bırakılıp neşeli gibi tatile gidilmemeliymiş, sonra pazartesi sabahı hiçbir şey hatırlanmıyormuş, gerekirse sabaha kadar uğraşılıp stabil hale getirilmeli öyle gidilmeliymiş, yazılımcılık denilen buymuş, çok ciddi bir duyguymuş, ona inananların hali malesef buymuş.
oh hai der!
-
Merhaba sevgili blog severler,
Seneler sonra bu bloga dönüp bakmak çok güzel. Akıl sağlığı konusunda çok
ilerlememiş olsam bile yazdıklarıma birkaç sene...
Gerçeğin Elli Tonu
-
Yeni kitap falan derken ‘Grinin Elli Tonu’ ile ilgili yazmaya biraz geç
kaldım. Grey’in Mehmet Aslan’a olan benzerliği, Anna’nın sarı baldır
tüylerinin gö...
Bir Hikayeyi Yaşamak
-
Erdem Şenocak hayattaki en eski dostlarımdan. Yirmiküsür sene önce aynı
sırayı paylaştığım, birlikte çok güldüğüm, dönem dönem göremesem de hep
haber al...
Visual Studio 2012 RC İlk Bakış
-
Her yeni çıkan Visual Studio sürümünü Beta aşamasından itibaren kullanan
birisi olarak yeni Visual Studio sürümünü de hemen makineme kurup lokal
geliştirme...
Zamanın zamansızlığı ve yarattığı belkiler
-
Soğuk bir bahar akşamında serinliğin verdiği ürpertiyle kendime geldim bir
an. Kafamda hayatı sorgularken buldum kendimi. Neydim, ne oldum ve ne
olacaktı...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder